Türkiye'de ticari taksi, günün büyük bölümünü nakit üzerine kurulu bir düzende geçiriyordu. Yolcu kart uzattığında iki taraf da sıkılıyor, bazen sefer hiç başlamıyordu. Kart okuyan cihazlar vardı ama taksinin gerçeğine göre tasarlanmamıştı: kablo, fiş, elle tutar girme, gün sonu mutabakat derdi.
artipay bu noktada doğdu. Telefonu POS'a çeviren, ücreti taksimetreden doğrudan alan, şoförle plaka sahibinin hesabını birbirine karıştırmayan bir sistem kurduk. Zincirin her halkasına kendi panelini verdik: şoför vardiyasını, taksici aracını, durak sırasını, bayi bölgesini görüyor.
Bugün hedefimiz büyümekten çok güven: her tahsilatın kaydı, her kuruşun izi, her kesintinin görünür olduğu bir platform. Çünkü para işinde güven pazarlık konusu değildir.
